Sanırsam o Yüzüklerin Efendisi 3. cilt arkadaş tarafından afiriklendi. “3. cildini bir arkadaşıma okusun diye 2 haftalığına vermiştim” derken sesindeki o tını, kaşların pozisyonu ele veriyor her şeyi.
Olacağı buydu işte adamcağız vidyonun sonunda bir anda yavru bi karakediye dönüşüverdi..
İlk otobüsle Kütahya ya gideceğim. Bizim horoz ile bu Blair witch project e bir son vereceğim.
Evet.
dayanamıyorum bi tespitte bulunuyorum, en son kedisini çekerken “yatakta….yatan…benim .. kedi….şu an…mıçını.. yalayarak.. temizlemeye… çalışmakta….” demiyor.kediyi niye es geçiyosun kardeşiiiim:)
some kind of psychedelic experiment. tool klibi olur bundan.
bu adam ya uzaylı ya da zamanında çok güzel maddeler kullanmış ama iki şekilde de dünyanın en güzel, en düzgün adamı bu adam. kız olsam düşünmeden verirdim.
henüz yeni yeni çiçek açmış olan biberi dört uzun sıra…….diktiği fasülyeleri çok kıskandırmıştır heralde o duygu selinden birden bi resmiyet o fasülyeleri çok üzmüştür.
ne güzel adam bu ya. tolkien’in nasıl okunduğunu duyabileceği birilerinden bile uzakta. doğru düzgün kitaplığı falan da yok. ama kendi kendine okuyor, kafasında o kitapları bir yere yerleştirmiş, okumayı seviyor belli ki. çok saygı duydum, çok sevdim kendisini.
Ansiklopedilere dikkat. 90′larda gazetelerin boğaz boğaza geldikleri kuponla verilen ansiklopediler. Tabi birçok insan da hepsini almış işte, gazeteler de neden kasmışlarsa o kadar….yok onu almayın, o eski, şunu almayın yetersiz….
Arkadaşın veya ailesinin durumu fena değilmiş. Tarlalar, bahçeler, bir miktar inek (çünkü bizim büyükbaş hayvanlar dememiş, köylünün demiş) Bence kedinin çıktığı son kısımlar ya kasete önceden yapılan çekimden kalma, sonda kalmış ya da eleman “bari filmi bitireyim” diye son 1-2 dakikayı kediye harcamış. Amatör bir çalışma için yine fena değil, uğraşmış adam yapmış. Aslında böyle kendi belgeselini çeken başka insan var mıdır bizden, enteresan bir seyir olabilirdi.
İnsanın içini acıtacak kadar saf. Toprağına, ekinlerine, hayvanlarına, kitaplarına, çekim sırasında giydiği takım elbisesiyle izleyicisine gösterdiği emekle bile şehirde yaşayan bir çok boşbeyinliye örnek olması gereken biri. Saygı duymak gerek.
18 Şubat 2010, 18:26 sularında yazan Anonim sayesinde içime kurt düştü. Ancak “Belgesel”i iki kez seyretmem dolayısıyla da Türkçem düzeldi. Kafamda hep onun sesi yankılanıyor; Nurettin D.’nin.
neyle dalga geçtiğinizi anlayamıyorum. adam anadolu’nun bağrında (kim bilir hangi zorluklarla) kendine mütevazi bir hayat kurmuş. kitap okuyor, bahçesini ekip biçiyor, vs. el bağlı, başı önde, bomboş, hocaların ağzının içine bakan bir odun olsa daha mı iyi olurdu?
başlarda gülmüştüm “bu neymiş yahu” diye. ama video ilerledikçe abinin saflığına, samimiyetine hisleniyor, hatta gördüğü yerde sarılası geliyor insanın. bence dalga geçilecek bir video değil.
sadettin teksoyla bir akrabalıgı olabilirmi acaba diye sorucaktım..
hakaret olarak algılanmasından korkup sormuyorum
konuşması ve çekimler benziyor sanki
bana mı oyle geldi???
Yorumlari yazan arkadaslar, lutfen sacmalamayi birakin ve sizde verimli birseyler yapmaya calisin. Videoyu hazirlayanlara samimiyetleri ve gayretleri icin cok tesekkur ediyorum. Ayrica bahceniz ve tarlaniz cok guzel. Aslinda hepimize ornek olacak durumdasiniz. Yasaminizi bizimle paylastiginiz icin tesekkurler.
40 kere dillenmiş Mükemmel bir belgesel
volkan
15 Şubat 2010, 19:11 sularında
Kesin Uşaklı bu eleman
volkan
15 Şubat 2010, 19:18 sularında
Kütahyaymış pardon. Yakın ama.
cünın
15 Şubat 2010, 19:29 sularında
diske kaydedip uzaya gönderilesi bir çalışma olmuş.. kütahyalı powder kardeşimizi tebrik ediyorum..
Anonim
15 Şubat 2010, 19:49 sularında
bambaşka- jon, rinıyld, reyül, tolkin.
TirtFahrettin
15 Şubat 2010, 22:16 sularında
04:18
Sanırsam o Yüzüklerin Efendisi 3. cilt arkadaş tarafından afiriklendi. “3. cildini bir arkadaşıma okusun diye 2 haftalığına vermiştim” derken sesindeki o tını, kaşların pozisyonu ele veriyor her şeyi.
Con Ronıld Reyull
yafet
15 Şubat 2010, 22:16 sularında
bizim horoz…
cut lar muhtesem.saygim sonsuz.
esras
15 Şubat 2010, 23:19 sularında
bu adama e harfi yasaklansın acilen
ceylan
16 Şubat 2010, 01:00 sularında
Olacağı buydu işte adamcağız vidyonun sonunda bir anda yavru bi karakediye dönüşüverdi..
İlk otobüsle Kütahya ya gideceğim. Bizim horoz ile bu Blair witch project e bir son vereceğim.
Evet.
doğu
16 Şubat 2010, 01:24 sularında
vay anasına sayın seyirciler.
oz
16 Şubat 2010, 04:45 sularında
dayanamıyorum bi tespitte bulunuyorum, en son kedisini çekerken “yatakta….yatan…benim .. kedi….şu an…mıçını.. yalayarak.. temizlemeye… çalışmakta….” demiyor.kediyi niye es geçiyosun kardeşiiiim:)
olay kalite…
çakolost
16 Şubat 2010, 05:17 sularında
some kind of psychedelic experiment. tool klibi olur bundan.
bu adam ya uzaylı ya da zamanında çok güzel maddeler kullanmış ama iki şekilde de dünyanın en güzel, en düzgün adamı bu adam. kız olsam düşünmeden verirdim.
cansın
16 Şubat 2010, 10:48 sularında
özellikle ahmet cevizcinin felsefe sözlügü kitabının tam olarak 423. sayfası ilgimi çekti.
bu videonun bir açıklaması olmalı?!..
arkadaşı taktir ettim yalnız biraz fazla kitap okumuş, çok kitabi konuşuyor..
doğal ortamdaki öküz çekimlerini başarılı buldum..
not: kedi de çok tatlı (:
guven
16 Şubat 2010, 13:03 sularında
müthiş adam
selami
16 Şubat 2010, 14:15 sularında
e harfi fenaymis evet..
ğosman
16 Şubat 2010, 16:02 sularında
kitapları tanıtırken niye takım elbise giyiyor?
a r m y
16 Şubat 2010, 16:49 sularında
bahçe kısmına girince, “aha bunlar da kafasını kestiğim komşularım” diyecek sandım.
Sıçılmış
16 Şubat 2010, 19:08 sularında
Ayrıca kendisi yazdığı foruma internet kafeden giren ve o kafeye giderkende büyük çileler çeken bir insan (linkteki konuyu açan adam gerçekten o)
http://forum.ateizm2.org/index.php?showtopic=34490
rickitt
16 Şubat 2010, 19:27 sularında
o kadar çok kitap okudu isen , elini öperim kardeş.Her kesim den de okuyorsun , tebrikler .
lilith
16 Şubat 2010, 20:31 sularında
oricinıl
bokumdaboncukvardı
16 Şubat 2010, 23:04 sularında
ben nurettin’in en büyük hayranıyım lan! kopamıyorum günde 5 posta izliyorum belgeselini…
tan
16 Şubat 2010, 23:14 sularında
henüz yeni yeni çiçek açmış olan biberi dört uzun sıra…….diktiği fasülyeleri çok kıskandırmıştır heralde o duygu selinden birden bi resmiyet o fasülyeleri çok üzmüştür.
mutlu tekir
16 Şubat 2010, 23:17 sularında
bu post yeteri kadar dillenmiş. bundan sonra çok acil bir durum olmadıkça kütahya’lıyı ağzımıza almayalım gayri.
bulut
17 Şubat 2010, 02:18 sularında
ne güzel adam bu ya. tolkien’in nasıl okunduğunu duyabileceği birilerinden bile uzakta. doğru düzgün kitaplığı falan da yok. ama kendi kendine okuyor, kafasında o kitapları bir yere yerleştirmiş, okumayı seviyor belli ki. çok saygı duydum, çok sevdim kendisini.
Ailenizin_Caponu
17 Şubat 2010, 11:28 sularında
Ansiklopedilere dikkat. 90′larda gazetelerin boğaz boğaza geldikleri kuponla verilen ansiklopediler. Tabi birçok insan da hepsini almış işte, gazeteler de neden kasmışlarsa o kadar….yok onu almayın, o eski, şunu almayın yetersiz….
Arkadaşın veya ailesinin durumu fena değilmiş. Tarlalar, bahçeler, bir miktar inek (çünkü bizim büyükbaş hayvanlar dememiş, köylünün demiş) Bence kedinin çıktığı son kısımlar ya kasete önceden yapılan çekimden kalma, sonda kalmış ya da eleman “bari filmi bitireyim” diye son 1-2 dakikayı kediye harcamış. Amatör bir çalışma için yine fena değil, uğraşmış adam yapmış. Aslında böyle kendi belgeselini çeken başka insan var mıdır bizden, enteresan bir seyir olabilirdi.
can
17 Şubat 2010, 11:53 sularında
İnsanın içini acıtacak kadar saf. Toprağına, ekinlerine, hayvanlarına, kitaplarına, çekim sırasında giydiği takım elbisesiyle izleyicisine gösterdiği emekle bile şehirde yaşayan bir çok boşbeyinliye örnek olması gereken biri. Saygı duymak gerek.
cansın
17 Şubat 2010, 22:10 sularında
ulan hepimizi kandırıyor olmasın bu adam?
barış
18 Şubat 2010, 13:50 sularında
yemişim david lynch’i. olay budur.
Anonim
18 Şubat 2010, 18:26 sularında
Çok naif, ama bu film bir “video art” kunilliği çıkarsa hiç şaşırmam.
aks.aks.aks
19 Şubat 2010, 16:22 sularında
kelimeler kifayetsiz kalıyor.
A N O N T A L K
19 Şubat 2010, 21:37 sularında
18 Şubat 2010, 18:26 sularında yazan Anonim sayesinde içime kurt düştü. Ancak “Belgesel”i iki kez seyretmem dolayısıyla da Türkçem düzeldi. Kafamda hep onun sesi yankılanıyor; Nurettin D.’nin.
fabian
20 Şubat 2010, 11:54 sularında
neyle dalga geçtiğinizi anlayamıyorum. adam anadolu’nun bağrında (kim bilir hangi zorluklarla) kendine mütevazi bir hayat kurmuş. kitap okuyor, bahçesini ekip biçiyor, vs. el bağlı, başı önde, bomboş, hocaların ağzının içine bakan bir odun olsa daha mı iyi olurdu?
kerem
20 Şubat 2010, 13:41 sularında
7.24 - 7.25 ‘de hafiften tebessüm var suratta. ” biraz ilkel bir sistem ama yine de olsun”
redchief
21 Şubat 2010, 01:13 sularında
türkiyede senin benim gibi adamlardan daha az,nurettin d. gibi adamlardan da daha çok olsaydı abd ye kredi verir,japona teknoloji satardık.samimiyim
Onur
22 Şubat 2010, 23:23 sularında
bence kesinlike bu listeye girmesi gerekir bu videonun:
http://listverse.com/2007/07/17/top-10-most-bizarre-videos/
Anonim
27 Şubat 2010, 03:19 sularında
marx haklıymış lan gapitalizm dize gelmiş
gündüz vişne ağacı büyükbaş, öğlen kitap okumalar, akşam vidyoculuk
lizarazu
27 Şubat 2010, 13:54 sularında
başlarda gülmüştüm “bu neymiş yahu” diye. ama video ilerledikçe abinin saflığına, samimiyetine hisleniyor, hatta gördüğü yerde sarılası geliyor insanın. bence dalga geçilecek bir video değil.
yato
28 Şubat 2010, 03:41 sularında
12:20 - 12:25 tüm durumu özetlemiş..
salla
5 Mart 2010, 16:20 sularında
sadettin teksoyla bir akrabalıgı olabilirmi acaba diye sorucaktım..
hakaret olarak algılanmasından korkup sormuyorum
konuşması ve çekimler benziyor sanki
bana mı oyle geldi???
Tugrul
19 Mart 2010, 00:27 sularında
Yorumlari yazan arkadaslar, lutfen sacmalamayi birakin ve sizde verimli birseyler yapmaya calisin. Videoyu hazirlayanlara samimiyetleri ve gayretleri icin cok tesekkur ediyorum. Ayrica bahceniz ve tarlaniz cok guzel. Aslinda hepimize ornek olacak durumdasiniz. Yasaminizi bizimle paylastiginiz icin tesekkurler.
hodo
6 Haziran 2010, 20:29 sularında
tugrul, sitenin konseptini biliyo musun yavrum sen?