The
manita you are looking for is currently unavailable. The ortams might
be experiencing technical difficulties, or you may need to adjust your
yorrenks settings
morango en az zeki başeşki oğlu kadar ilerigörüşlü. kısaca -roher!
requiemforadream güzel, çok güzel; artisan'ın yeni filminin sitesi ama ne site!
www.kahvelekesi.net girişte ayakkabıları ve çorapları çıkaralım bi zahmet
gizli ask bu,
söyleyemem
derdimi hiç kimseye
zevke veda, neseye de
veda artik her seye
arzular bir
bir hayal oldu
baharimin gülleri soldu
gönlüm hicran, hasret,
gamla doldu
sevdim amma,
görmüyor bak
gözlerim hiç kimseyi
gizli ask bir gizli dertmis
feda ettim her seyi
eskiler....
31
ocak perşembe:
*ocak bitti. ne uzun aydı deli gibi
geçti. o oldu bu oldu. şubatla beraber hem okul başlıyor hem de milyarder
olma imkanı doğuyor. ne kara versem başka bir noktadan sıçacam. ya milyarder
olacam ya da mimarlık müessesesine hizmet... bu bir iki gün link mink
yok zaten çok karışır her yer...
***bilgisayarımı baştan başlatmaya çalışıyorum. bir sürü şey
kurulu onları kaldırsan bir türlü arşivlesen bir türlü... yeni bir hayata
başlamak kadar zor. sil desen silinmez. arasan bulunmaz anılar boklar
püsürler.
albüm: AFX - hangable_auto_bulb_ep
dj_krush - kakusei
Bill Frisell With Dave Holland And Elvin Jones
Arab_Strap - The_Red_Thread
tv:
öğleden
sonraları çok piskopat bir dizi var: tarık tarcan, kerem alışıkve
bilimum mankenler yardırıyorlar... ona kopuyorum. dizide paso hakaret
paso hayvanlık var. acayip bi trip...
evet işte! yarım insan kaan sezyum
olay yerinde nuri alço grafitisiyle beraber pozlanmış. başka
fotoğraflarım da var ama sizlerle paylaşmak istemiyorum. bu arada
graffiti de yazabilirdim ama yazmak istemedim... sezyum.com'un
boş işlere olan katkısı artarak devam edecek!
İşte
bu isim içki ve uyuşturucu ağına düşürerek kötü yollara
sapmalarına sebep olduğu günahsız iyi aile kızlarını, sarı bıyıkları
altından kaypak kaypak gülümseyerek seçerken hiç vicdan azabı duymayan;
omuzları vatkalı beyaz gömleğinin açık düğmelerinin arasında sallanıp
duran madalyonu ve beyaz pantolonunun altına giydiği beyaz spor
ayakkabılarıyla tamamladığı saf ve temiz görüntüsünün ardında yatan
hain ve sahtekar kişiliğinin iç burkan parıltılarını seyrek ve fakat
kabank sarı saçları vasıtasıyla dört bir yana saçan ve yüreklerimizin
en karanlık derinliklerinde kendine yer bulan Nuri
Alço’dan başkası değildi....
27 ocak pazar...
aslında cumartesi gecesi
bir süre daha yayınımıza ara vermek zorunda
kaldıydık...
şimdi geri döndük.
hayvan
inside'da Mehmet AORT ölüm sonrası
hayvanlığı değerlendiriyor.
........................................................................................................
*aklınızda
bulunsun açık radyo (94.9) 30 ocak'da yayında!
uzun bir aradan sonra merhaba. yeniden doğdum. dün çok simetrik
bi gündü, ama bana mı simetrik? bir de sağda solda geyik yapılıyor.
aman simetrik yaman simetrik diye... emre özbay askerde sağa sola el
bombası atarken, hayvan inside'a yeni bir transfer gerçekleşiyor.
maksat hayvanlık durmasın. bugün sizlere hayvan arkadaşım Damarlı
Mehmet AORT'u tanıştırmak istiyorum. kendisinde deli gibi
bir yaşama sevinci var. hem de damarlı. hatta her
damar bi aort. kendisi ve hasta
ruh yaşamını artık sezyum.com'dan takip edebileceğiz. Bu arada Mehmet,
her türlü hayvanlığınıza açık. bekliyoruz...
Günlerden pazartesi,
Masamın başındayım, gözümde dünden kalan çapak.
Sekreterim masama gene bırakmış.
Cuma günü de saksımdaki sardunyama işemişti.
Mülayim bir insanımdır ve de zengin.
Kolları kıllı, yakası kolalı zengin, ağzı kokan Etiler işadamlarıdanım.
05 Edi marağımı yedi şarkısını tütüncü dedem güftelemiş,
Aslında tüm bunlar bir şaka
Ben sizden biriyim ama biraz kafam karışık
6 sene kadar evveldi yanılmıyorsam
Alsancak Stadyumu'nda çim murahhasıydım
Mamulüm İzzet Baysal kıvamındaydı
Topçular çivili kramponlarıyla akşam yemeğe geldiler bize
Evimin iki katlı olduğunu söylemem gereksiz, bahçesi çok
İlk mesleğim buydu dostlar
Şimdi özel bir helikopter şirketinde soğuk sandviç yiyorum
Denizciler gibi romla geçti ömrüm
Bazen sağlıklı, bazen domuz gibi pek sağlıklı
Hasta olmam ben pek
Günlerden pazartesi gene
Sekreterimin don arası sararmış
Ahşap masamdan sizi izliyorum
Ofisim 45.katta, Sergei Bukka'nın hemen yan odası
Günlerden salı mıydı? Belki de Mart?
Belki de hayvan inside...
.........................................................Mehmet
Aort
yeni
yıl tatilim 9 ocak çarşamba günü sona eriyor. sezyum.com
sıradışı aploy servisi sunar! saniyenin
aployu! 16:10 itibariyle www.kolayarkadas.com
adresindeki sesleri dinlemenizi önerirrim... (cengiz'i dinleyin yardırıyor!)
30 aralık... cenin ocakbaşı'na
iki film geldi.
500'er kb'dan.
28 aralık: hala yağış var! pek bi olay yok. o kadar davloya abanacam
filan dedim yalanmış. sırtta mouse kullanmaktan deli gibi bi ağrı var
ama. diğer sayfaları düzenlemeye çok
üşendim. tapirhan_talay(nefis
chillout monolog 200kb)
... link sepeti: şok gelişme!yemeksepeti!
arayan olursa JUNKBOT
oynuyorum delicesine şu dakikalarda... !!!site
çirkinleştirici nefis bir icat. istediğiniz adresi yazıyorsunuz
sizin için çirkinleştiriyor...!!!(bpurut)
25 aralık: skecem bu yağmuru en sonunda! gördüğünüz gibi aslında terbiyesiz
bir insanım. ............
efendiler bayağı bir zamandır güncelleme yapmayıp
uyduruk linklerle olayı sallıyordum. şimdi yeni bir dönem başlıyor efendiler.
güncellemeler artık güncellemeye benzeyecek.
not: sezyum'daki kaytarışlarım sırasında bana laf sokan, beni gaza getiren
herkese teşekkürler (deniz k., nursel, ediz mektuplarınızı
aldım)... hahah Kaan Ersöz gibi oldum...
notlar:
güzel grup st. etienne'in bir parçası var. uri
geller bent my girlfriend (uri geller benim mantayı kıvırdı) diye. çok
hoşuma gitti. bu arada uri geller, beyin gücüyle çatal pıçak bükebilen
bir insandır, bilginize. ben de bir gün zihin gücüyle insanları bükeceğim,
evde çalışıyorum.
link manyağı: mehteronline:
mehterle ilgilenen herkese. bi sürü mp3 var (kapsül) mormote:
japon işi, nefis nefis. biraz davloyu bekliyosunuz. cnn
YIP: 2001'den manzaralar. fotoğraf hesaabı.
yiir in pictırs içişleri
bakanlığı: sakıncalı siteleri ispiyonlayın.
ben yahoo ve google'ı ispiyonladım. çok şey biliyorlar diye... fazlamesai:
hakkımda şöyle bahsetmiş. tatlı susamurları sizii.
...şimdi evden çıkmam lazım. görüşürüz.
*** ha bu arada yakında cenin ocakbaşı
açılyor. konsept olayını hallettim: CENiN yakında
aramızda!
...................................................
21 aralık 01:04
-şu gelen linkin
güzelliği.
"deli misiniz değil misiniz" testi
20 aralık: 12:20
flaşş gelişme: ali
rıza saraç online!(kablo konusunda
haklı) bir kabloyu bir diğerine bağlarken
eğer sevgi yoksa o kabloda kaçak olur. ya da bir gün kopacaktır! -ali
rıza saraç
konuyla ilgili not: şu
anda (15:30 itibarıynan) sayfa birden yahoo'dan kayboldu ama hiç dert
etmeyin biz size onu kaşe'den yediriceğiz hehahaha! ya da yedireceğiz.
20 aralık sizene
laaan!
minval
söbiyet kuş burnu
kadın götü
dilber dudaaaa
dudayev
evlerde senlik
çeçenya bir bütün müdür?
lale muüldügr bituimlü karton piyer ve jil jan jak ruso, rus evi, herisın
ford models, modelleme modelim bu gübnlerde. haydi eller tavaya!
ismail türüt tatava. bennube. zennuba. atilla tek taşa kaldik .rahlenin
altında cep telefınumu unutkmuşun reheassssiktir
ordan asssubaylar saldırıyor. ağmala, tırmala değmez hayat acıpayamdaki
göz yaslarinaaaagggğğğ.
sonra dedim ki sen bir hiçtin zaten bok olmusssun iki dakkada evin aaaağzina
sıçtınız be. saygısız ibne puşt göt. salanya, lazanya labunya papik
var mi, esrarli killanmalar. ense kökünden severim
adami. top gibi davranilmaz erkekçe dergisi yazi islerinde. siktirin
ortadan ve sut ve gol ve bizim çocuklar. klavyen,in vindosv tusunu sikiyim.
iyimi mimimiimimimi. milerin hepsini der bitisilk yazmassan siksinler
göbeeeeemi... göbeeenden jöle iseyen çocuk musnunuz lan kaan bey? hadi
ordan kulampara kilikli taskafali sersem sorularina dikkat ety.
çatal biçakla mi yaedin lan aklini yezit. bakin yazdiklariniz hakatretamizii
sinirlari zorluyor. sinir tanimam bilirsin. ne bileceksin? ne dersin
ne derdin ve dadaslar.
.............yeni
yıllar! ........................................ ....... .........
2002 şiiri ya da en büyük Türk Dijitürk
bir
sevgi sal şu kalplere ikibiniki...
artık yazılılarda tarih atarken bir süre şaşıracağız. ikibiniki
bu sene de iş garantisi yok bu mamlekette ikibiniki
parasız tüketimden uzak durma gereği hissedeceğiz ikibiniki
sen ne ayaksın ikibiniki?
sabah akşam esrar eroyin mi içelim ikibiniki?
evde işde okulda yalnız mı takılalım ikibiniki?
neden kafa denklerimiz buralarda yok ikibiniki?
sen ne ayaksın ikibiniki?
yoksa yine deprem mi olacak?
osman durmuş hala bakan mı olacak?
kolluk kuvvetlerini filan hiç yazmıyorum
bu kafayla nereye varacaz ikibiniki?
köprü 10 milyon mu olacak?
dolar bir trilyar mı olacak?
ebru şallı anne mi olacak?
hay senin aazına sçam ikibiniki!
16 aralık: bekleyin iki dakka
uyku ortamında
bir acayiplik oldu. yapacak işim olmamasına rağmen artık sabah 07 dedin
mi ayaktayım.
ama gördüğünüz gibi pek bir şey
yapmıyorum.
bu gün içinde tuvalet suyu'nu
yeniliyeceğim haberiniz olsun.
13
aralık: ıyyyyy çok yorğunum
bomba 1: sabah cnn'de 06:30 haberlerinde futbolcuları
göründe heyecandan şınav çektim tv karşısında
fetiş
olayı nereye kadar? saat 05:30 itibariyle osurgan manitalar: 1
ve 2
(bir tasarımcının favori siteleri arasında buldum) olmaz olaydın hoca nasrettin:ye
kürküm ye hesaabı (sesi açın) resimlerdeki gözyaşları:
bülent ersoy hamiline! sandymermaids:
soymaca oyunu
11
aralık pazartesi
bişey oluyor:
kolaya kaçıyorum 1965'e kadar düzeltme işaretiyle yazılan
lâstik, klâsik, plân, Lâtin gibi
kelimelerden 1965'te düzeltme isareti kaldırılmıstır. 1965'e kadar ayrı
yazılan baba tatlısı, mine çiçeği, salkım söğüt
gibi kelimeler, 36 yıl sonra birleştirilmiştir. *Tonsuz (sert)
ünsüzle biten kisaltmalar, ek aldiklari zaman okunusta tonsuz ses tonlulastırılmaz:
AGİK'in (AGİĞ'in değil), CMUK'un
(CMUĞ'un değil), RTÜK'e (RTÜĞ'e
değil), TÜBİTAK'in (TÜBÜTAĞ'ın değil). **Ancak birlik kelimesiyle yapilan kısaltmalarda söyleyiste
k'nin yumusatılması normaldir: ÇUKOBİRLİK'e
(söylenisi ÇUKOBIRLIĞĞE), FISKOBİRLİK'in (söylenisi FİSKOBİRLİĞĞİN).
link: beyin:"off kaan beynim
sikildi" diyenlere, "-neresini
siktiler? hahahah" diyebileceğimiz bir adres. sezyum:
cyberman [(şahin artan (falcon)] geçmişte (07.14.2001) bizden
bahsetmiş. şimdi farkediyorum. linkini veriyorum. hayırdır iyişallah. öz
natalia vodonova: bir sevgi sal şu kalplere! (-gerçeği.
bu kez linkten dünki gibi yanlışlıkla nekropsi çıkmıyacak!)
....................................................
10 aralık pazar: bu flaş da nedir? index'de
gördüğünüz flash hakkında:
- arkadaşımız emre özbay (hayvan
inside)'ın askere gidişinden itibaren geriye gelmesine ne kadar zaman
kaldığını gösteren gerçek zamanlı bir olaydır.
- buradan
bu flash'ı indirip evinizde çalıştırdığınızda, emre özbay'ı siz
de askerden download etme şansına sahipsiniz.
......................(sağ klik save target as... olayı) - dikkat ederseniz flash'ımız sadece
amele bir geri sayım olmayıp, kullandığınız bilgisayardan aldığı tarih
verisiyle emre özbay'ı indirmektedir. bunu zamanla artan davloy oranından
da göreceksiniz. - ilginçtir ki bu programı indirip
bilgisayarınızda çalıştırmasanız bile emre efendi inmeye devam edecektir.
3 ay sonra çalıştırıp e.ö'nün
ne kadar indiğini kontrol edebilirsiniz.
- askere giden yakınları olanlar için böylesi bir screen saver projemiz
de vardır. şimdiden onu da söyliyeyim. zaten sürpriz yapamayan bir insanım. - sinan güngörer'e (antares) katkılarından
dolayı teşekkür ederim.
link:
nathalia vodonova! - resimdeki
gözyaşları..... ühühühühü
9 aralık cumartesi: önce özetler *deli gibi uyuyorum. nereye
varacak bilmiyorum. ** iki gün içinde uzun süredir yenilemediğim
tuvalet suyu tazeleniyor *** demin quake oynarken (saat 05:10 gibi) oynayanlar sahur molası
verdi, gülesim geldi. **** mfö -mazeretim var, asabiyim ben (aklımdan geçti, adamlar
albümün adını da MVAB koymuşlardı) güncel: sanatsal
kaygı'da bar ortamları
2
aralık pazartesi: uyku ve banyo
damakta garip bir tat. uykum var çok
yorgun hissediyorum kendimi. bütün gün uyudum, birazdan da duşa girip
bir saat duşta kalacağım. sonra uyku, sabah erken kalkmak gerekmese
de iyi hislerle dolu bir insan olmak için makul bir saatte uyanmam iyi
olur. emre özbay bu sabah askere gitti. pek üzüldüm askere gitmesine.
sekiz ay en yakın arkadaşın ölmüş gibi olacak. geçen haftadan detay: -05:43 (bugün yan bloğun alt katındaki köfteci ölmüş, karısı
ve ikiz çocukları eve başsağlığına gelenleri karşıladı. adamın aslında
üç çocuğu var ikisi ikiz, birisi tek. o tek olanın tribi de pek yamandır,
kardeşlerin ikiz olaya bak)... adres çorbası: spastik
eroll'ların hastası oldum gümrükte
incilin içine silah koydum diye tatsızlık çıktı rustboy: pas çocuuun
maceralarına giriş
30
kasım cuma: aslında perşembe hiç yokken saat 03 gibi -bir icq mesajı geldi ve reha muhtar'lı
ateş hattını izlemeye zorlandım. berbat bir program. ama o kadar berbattı
ki sonunda dayanamadım, mutfaktan televizyonu sırtlayıp odama, bilgisayarımın
yakınına getirip, mikrofonu da hoparlöre dadayıp bir kayıt aldım. ama
ne kayıt! ha bu arada reha muhtar program esnasında sarhoş. star'a geçeceği
söylentileri de ortalıklarda dolaşırken, bu sarhoş tavırlarıyla sanki
kendini show tv'den attırıp tazminat koparmaya çalışır gibi bi havası
vardı zavallının. işte rezil programın son 3
dakika 40 küsur saniyesi
(740 kb) link manyaklarına: hani
derler ya bilim ve sanatı birleştirmiş diye (flashlara bakın)
28
kasım çarşamba: nezne oldum...TAZE
PARAZiTiMiZ GELMiŞTiR parazit popuplarını düzeltecektim fazla açılmasın
sizi yormasın diye, sonra dedim ki, "neden yormasın, yorulsun pezevenkler"
diyerek sinir bastı, kusura bakmayın hahahaha... SELAAAM nhaahahahah burun akıyor -sabah genzimde tuhaf bir hisle
yazı yazıyorum. b,r saat uyuyup uyanabildiğime hala inanamıyorum. taksim'de
saray'a gidip tatlı yedik. ben güllaç, arkadaş sakızlı
muhallebi. sakızlı muhallebinin ortasındaki şeritin nasıl
yapıldığını düşündük, bir çözüm üretemedik. hemen gidip kahve içtik.
ben sade, arkadaş sütlü. geçen gün kardeşim de bana sütlü kahve yapmıştı,
onu hatırladım... yaklaşık bir yıl aradan sonra taksim megavizton'a
girdim, McFerlane
oyuncağı veriyorlardı American McGee's Alice oyununun yanında promosyon
olarak. 40 milyona da var 50 milyona da... eve döndüm, nezleyim, hemen
ilaç patlattım bir tane, sıcak suda eritilenlerden, burnum yanıyor.
uzun süredir hastalanmıyordum, bir miktar korktum. -zamanında nasıl da bir sürü galeri
eklemişim tuvalet suyu'na aklım durdu, şlimdi yapamıyorum. ama yeni
fotoşoplar yolda. bir iki tane bombam var benim de. adres tarifi: 1
-kadın üstte, erkek yanda pozisyonlar, bacak enseye, duduk embriyoya
pozisyonlar. 2- sağlam sanatsal
kıvrantılar
27
kasım salı: gece nasıl oldu saat 04:27? -bacaklar üşüyor, ev soğumuş, elde
var sıfır. yazı bekler, aynı parçadan 4 tane çekmişim (talvin singh
- anokha) uyku bastırıyor, yazı basıncı da başka bir noktadan bastırıyor.
zorlama olacak yine yapılan işler bu saatten sonra. uyusam mı yoksa
uyumadan mı halletsem. dur bi, hele şuraya 2 saat uzanayım, saat kurup
uyanırım (babayı), ses de kaydettim, onları aplord etsem mi. hapşuracak
mıyım? yok. ısıtıcıyı açayım biraz, ballı süt içtim, evet yatmadan önce
dişleri de fırçalayalım. tek bir adres yeter: uncontrol (zaten
splash'deki olay da buradan arak) ~~~~~:..oooooo
o o.o .........o.....................o.oo.o.o.oooooooooo.o.o...........
16
kasım perş: iki üç gün kaçtım / neşeli
günler (strange days)
-demin arkadaşların dulcinea'daki konser
ortamından geliyorum da hale bak... birisi sevgilisinin peşinden hollanda'ya
gitmiş, bir diğeri eski eroinman - şimdi de eroinman -kafa uzay- G4
makinanın karşısında klavyeye anlamsızca basıyor, birisi yeni evine
taşınmış, müstakbel karısını gezdiriyor, birkaçı sağda solda müzik eşliğinde
2-3 yıl öncesindeki gibi dansedip duruyor, iki üç yıl önce dans edenlerden
biri şimdi kilo almış sıkıntıdan oturuyor, bir ikisi müzik yapıyor,
sağda solda insanlar. nereye gidiyorlar belirsiz. hepimiz de yorulunca
uyuyoruz. bir
diğeri askere gidecek sekiz ay yok. link: www.hell.com
kaan sezyum: (5:29 AM) halimize bak rezalet
kaan sezyum: (5:29 AM) saat 5 bucuk
kaan sezyum: (5:29 AM) sefiliz
kaan sezyum: (5:29 AM) bu icq'yu da sikiym. yalnızlık aleti gibi
sabaha kadar neler dinlerim şimdi: smashing pumpkins
- cherub rock madonna - deeper deeper
tool - aenima (klibini izledim) pearl jam - light years
zeki müren - şimdi uzaklardasın ümit besen - bir çılgınlık eder vururum seni
ajda pekkan - dile kolay
michel petrucciani - bite madonna - human
nature
13 kasım salı:
günü kaçırdım
sabaha kadar
ense yapıp, laylay yapıp sonra da saat 06:30'da yatıp 08:^0'da kalkan
bir insan oldum. haftada sadece 3-4 saat çalışmam gerekiyor, onun da
2 saatini uykuyla geçiriyorum. tam sefillik. iradesizlik diz boyu...
hesapta daha iyi işler yapacak enerji varmış bende. o hoooo.
..................................................................................................
9 kasım perşembe: işte
fotoşop'tan para kazanan bir türk!
hayat ne
kadar da zor yapacak hiçbir işi olmayanlara allahım. insanlar yerimde
olmak için kıvranırken, ben mimarlığı sallamaktan adeta gurur duyuyorum.
evde oturup bilgisayarı temizliyor, eski
eş dostla chatleşiyor, gerektiğinde quake
3 oynuyor, internet'i emiyorum... iş değil arada da davul çalışacaz
hesapta, çizim yapacaz hesapta yalan dolan.
<<<icq denen bokyedibaşı sizin ne kadar
zamanınızı alıyor? -sabahtan akşama gez, dolaş tıkla. işte bugün
başıma neler geldi: 1-
yürüyen iskelet 2- çamurluğu
kaybolan arazi aracı 3-
eyşan özhim'in gerçek hali 4- güzel tasarımsal
kaygılar
ha
bir de sabah akşam ne çalışıyorum diye merak ederseniz, işte
bunu çalışıyorum... mutlu muyum? -evet mutluyum!
--------------------------------
7
kasım çarşamba: aploylar
hayvan gibi geldi!
nasıl mıyım... iyiyim. çalışmam lazım. cenin ocakbaşı hiç olmamış
başladığımızdan beri. biraz da onunla ilgilenmek istiyorum.
varan biiir: sanatsal
kaygı
varan ikiii: .wav canına'da çok fantezi bir kuzu
kuzu cover'ı
varan üçççç: hayvan inside'da bant genişliğinizi
bitirecek bi fotoromans!
30 ekim salı: okulu
sattım. gidemedim, proje mroje gelemiyorum. skerim yaş oldu 25, hala
2. sınıf mimarlık ortamları kovalıyorum... neden? serserilikten? neden
hayvanlıktan. neden? eşşeklikten... dur bakalım ne kadar devam edecek
bu olay?..
-ya ben bu aradığımmutluluğuneredebulacağım?
............................
29 ekim pazartesi:
ne yazayim. arkadaşın evinde yavru kedisi (sobe bey) dışarı kaçtı diye
şekle girdik, aradık taradık, en sonunda da kabullenip üzülmeye başlıyorduk
ki, paşa babacığımız katalitiğin arkasındaki tüp yerinin üzerindeki uykusunu
almış, mahmur gözlerle bize doğru geliyordu. beraber sevinmeler yaşandı.
oysa evin her yerini aramıştık delicesine. bu
kediler bir başka alem ayol! >>
günün hiperlinki -al gözlere belayı ...sanatsal kaygı yine var
28 ekim pazar: saatleri
geri almak için gece saat 11'e kadar bekleyip öyle aldım. gecenin bi vakti
1 saat fazladan trip yaşıyorum... haftasonu bol uyku, bilgisayar oyunu
(neverhood), içli
köfte ve sphere'in
vcd'sinin birinci cd'siyle geçti. günün lafı: kafalar karışırsa, her şey
karışır.
...sanatsal kaygı'ya güncellememi de yaptım.
27 ekim: ah! uzun zamandır
beklediğim fikir geldi. sanatsal kaygı geri döndü. bu kez mp3 olarak yaşadığım
olayları aktaracağım. hem daha kolay hem de gözlerinizi yormaz. indirmek
kolay olsun diye mp3'ler 600k'yı geçmeyecek. merakınız için şimdiden teşekkürler.
hazır sanattan bahsediyoruz, bir de sanatsal
linkimiz var onu da alın.
26 ekim: sabah uzun zamandır gördüğüm kabusların aynı tarzda olan
bir başkasını gördüm. ev depremdeki gibi sallanıp savrulluyor. önümüzdeki
boş araziye arabalar park ediyor. izlediğim jiplerden biris doboyhan!
diye patladı, sonra bir yerden replikas'ın davulcusu orçun çıktı meydana.
ben de dışarı çıktım yağmur yağmaya başladı. bir şekilde yanımda klavyem
de varmış, klavye su almaya başladı...
her şeye rağmen yatak sıcacık ve yumuşacıktı.
22 eylül: e ne yazacam. eve geldim, su içtim,
uyudum... nasıl kodu beşiktaş dün gece cimbom'a? yavruladı!. -aphex twin'in yeni
albümü leziz olmuş elleri dert görmesin. -bjk kabalcı'da
nefis cd'ler var ama hepsi çok
pahalı.
cok acayip... bazen
çok iyi bilinen mekanlardan (örn: bjk viagra anıtı) arkadaslarımı arayıp
yerimi soyluyorum. o an karsıdaki nerede olduğumu tam olarak bilmiş oluyor.
nasıl? (ks)
20 ekim ctesi:
-dün gece (cuma gecesi) arkadaş baskısıyla akşamın 22:00'ında "American
Pie 2" filmine gitmiş bulundum, mecidiyeköy odeon sinema kompleksinde... -bilete 7 500 000 lira verirken, parasızlıktan akbillerini bozduran
arkadaşlarım aklıma geldi, sinirim bozuldu. cuma gecesi için yapılabilecek
en ilginç şey olmasa da birden etrafımdaki herkes bana kafa yapmaya başladı.
hiçbirini hayatımın büyük bir kısmında görmeyeceğimi düşünüp şaşırdım.
"American Pie 2"ye cuma akşamı saat 10'da giden kaç kişiyle
karşılaşıyoruz ki... keyfim yerine geldi, insanların filmde nerelere güldüğüne
baktım, gülmemeye çalıştım (yabancılaşıyoruz ya...)