spin doctors’un “at bi sakal” dedikten sonra susam sokağı’na konuk oluşları.
susam sokağı’nda zamanında kimler konuk oluyormuş.
şimdi bizde susam sokağı olsa ferhat güzel mi konuk olacak yav?
Cihangir’de uzun süredir duvarda yazan harika yazıyı sonunda Burak Arıkan düğümküme’ye koymuş.

Benim hatırladığım kadarıyla bu laf Soner Günday‘a aitti.
Hazır Soner Günday demişken, Orçun Kunek ve Yüzbaşı Albırt’ı yaratan bu harika beyni loplarını ayırıp öpmek istediğimi de belirteyim.
Bence Türkiye’deki en komik birkaç adamdan biri olan Soner Günday’a sevgilerimle.
Orçun Kunek / Selected Works
“ispanya kraliyet ailesinin çok hakkı vardır üzerimde arkalarından laf ettirmem.”
“nasa’ya bekçi olsam kimseyi yaklaştırmam milyarlık tesislere.”
“onca soğuğa rağmen memleketlerini terketmeyen eskimolar en harbi delikanlıdır nazarımda.”
“3 ay boyunca psikolojik baskı yaptım halamın oğluna.”
“tom ve jeri’nin arasindaki yillardir suregelen kavganin sirf biz gulelim diye uydurulmus birsey oldugunu ogrenince ikisini de sildim defterden”
yıllardır kalitenin adresi shynola.
ha bi de paz vardıri bir de şey vardır…
hatırlayamadım ama QOTSA diyeyim bari.

SHYNOLA
Fantastik site dedikleri böyle oluyor.
Artık görsel toplayan siteler çok, ama böylesi hiçbir yerde yok gibi bi şey.
Hastalıklı yaklaşımların hepsi burada.
Acayip karanlık bir beynin sıkıntılı kıvrımları, kanı bozuk olanların sitesi::
-Takipçisiyim muntezamani.
ff’de gezinirken böyle bi şeyle karşılaştım.
hayırdır iyişallah.
şimdi friendfeed ve bu görüntü olduğu için flickr da mı kapanacak yoksa?
ya bi de şevki yılmaz var altta cevap veriyor. esas kopuş o sanırım.
Bobiler yine çıldırıyore!
Skreçle ağız senkronuna koptum. Nasıl yaptılar acaba?
Keltosh Hido‘dan gördüm.
1. el bombası insan hayatından önemlidir.
2. el bombası elde tutulmak içindir.
3. pim çek, bomba patla

Amacım el bombasının önemini kavramasıydı!
Dört askerin hayatını kaybettiği olayla ilgili 8. Kolordu Komutanlığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma sonucu tutuklanan Teğmen Mehmet Tümer, ifadesinde şunları söyledi: 17 Haziran 2009 tarihinde de taburun geçici olarak görevlendirildiği Elazığ-Karakoçan Nohuttepe Üs Bölgesi’ne katıldım. 16 Ağustos 2009’a kadar Tim Komutanı olarak görev yaptım. Tabur Elazığ İl Jandarma Komutanlığı’nın harekât ve komutasına verilmişti. 16 Ağustos 2009’da Nohuttepe Üs Bölgesi’nden timimle birlikte 20:30 civarı ayrıldım. Yaya intikalle Düztepe mevkiine gittik. 23:00 civarı geçici üs bölgesi tesis ettik ve sabaha kadar gözetleme yaptık. 09:30’da uyandığımızda Uz. Çvş. Akçan Bixi mevziinde görevli Öztürk ve Şensoy’un uyuduğunu tespit ettiğini ve Öztürk’ün el bombasını aldığını bildirdi.
İbrahim’e bombasını sordum
Saat 10:30 civarında İbrahim Öztürk’ü mevziinde ayakta gördüm, yanına gidip el bombasının nerede olduğunu sordum. Bu sırada Ahmet Şensoy istirahat için uyuyordu. İbrahim el bombasını mevzii içinde aradı, bulamadı. Halen el bombasının alınmış olduğundan haberdar değildi. Normalde mevziiye yerleştiklerinde el bombalarını mevzii içinde ulaşabilecekleri bir yerde muhafaza etmeleri gerekir. El bombasını bulamayınca beraberimde götürdüğüm bombayı göstererek ’burada, gece uyuduğun için alındı’dedim. Fırsat eğitimi kapsamında el bombasının pimini çekerek ’mandalını bırakmadığın sürece patlamaz’deyip bombayı eline verdim. Bundan maksadım, el bombasının önemimi kavraması idi.
‘Mevziinden ayrılma’ dedim
Mevziinden ayrılmamasını emrederek mevziime döndüm. İki mevzii arasında yaklaşık 15 metre kadar mesafe vardır. Mevziide iken İbrahim Öztürk’ün, kendi mevziinin yakınındaki roket mevziine gittiğini gördüm. Bu iki mevzii arası takriben 20 metre kadardır. Uyarıp mevziinde beklemesini emrettim. Yanıma geldi pimi istedi. Gelip takacağımı, mevziisine gitmesini söyledim. Mevziine döndü, bir iki dakika sonra tekrar roket mevziine gittiğini fark ettim. Bu kez yanıma çağırdım, tekrar mevziine gidip oturmasını, pimi gelip takacağımı söyledim. Bu sırada ben kendi mevziimde idim.
Patlama sesi duydum
Yanımda Yiğit Acer , 5 metre kadar yakınımda Soner Süvari Astsubay ile Şakir Akçan vardı, İbrahim mevziine döndü. Ben de Şakir Uzman ile Soner Astsubay’ın yanına gittim. Yaklaşık 15 dakika kadar sonra patlama sesi duyuldu. Saati hatırlamıyorum, 11:00 - 11:30 arası olabilir. Sonradan duyduğuma göre İbrahim elindeki el bombasıyla benim göremeyeceğim şekilde üç mevzi dolaşmış, üçüncü mevziide patlama gerçekleşmiş. Patlama sesini duyunca koşarak sesin geldiği yere gittim. İbrahim’in mevziinin önünde şiarın üzerinde yüzükoyun yığıldığını gördüm.
Fotoğrafçı olunca bunlarla uğrasiyorsun işte… Kız düğüm oluyor, memeleri üşüyor, o oluyor, bu oluyor, elektrik kesiliyor, müzik cd’si bitiyor.
Zor iş olduğunun en iyi kanıtı. Purple için yapılan bi foto çekimi.
Haydi buyrun.
Beauty shoot by Paola Kudacki from Purple Magazine on Vimeo.
Aliyor gösterdi.
Gareth Pugh yeni nesil dahi tasarımcılardan. Video da veri nays olmuş.
Nil2in bu hafta bi lafını okudum. “Çocuğum herkese benzesin istiyorum” diyordu gayet masumane ve iyi niyetli bi halde. Ama benim aklıma ne oldu da The Thing geldi bilemiyorum. Belki de yemeği fazla kaçırdım… Neyse şuradan geldi aslında: Thing’de her şeyi yiyip her şeyebenzeyen bir uzaylı yaratık vardı ya, işte oradan geldi.
Youtube’da da konuyla ilgili bi manyağın montajladığı filmin 7 dakikalık bir özetini buldum. Alın size The Thing in 7 minit!
nuri alço bafiden önce ilaçlama için en uygun şarkıyı pink floyd - us and them olarak belirlemiş.
türk filmlerinde jethro tull filan çok gördüm de soundtrack olarak pink floyd daha önce görmemiştim galiba.
penguen’e fotoşop yapmak için görüntü arıyordum.
google’a “tayyip” yazdım, sonrasında bununla karşılaştım.
ya bu ne ama? ayar kaçmış mı, yoksa kaçmamış mı bilmedim.
siteyi de bir noktada engellerler diye resmi seyvettim, dursun kenarda.
cızzzzzzzzz
site tam bir fotoşop çılgınlığı bu arada!
galiba şakayı şimdi anlıyorum: turkey - hindi demek.
e hindinin başında başbakan mı var, nedir bunun izahati acaba?
hayatın anlamı, birçok insan için sanırım şöyle bir şey:

peki buradaki abiler, ablalar, hayatın anlamlarını bulduğuna göre, bundan sonra ne yapacaklar?
hayatları bundan sonra daha mı zor olacak?
cebimizdeki para azaldıkça insanlardan daha mı çok nefret edeceğiz?
bu orulara bir cevap istiyorum ve lütfen “42″ gibi abidik bi cevapla gelmeyin.
(bkz: ozstopçunu galaksi reh.)
her şey yerinde güzel.