ben bi white russian alırım temizinden.
buzlu buzlu. sonra da küvet sefası.
sefam olsun
oy oy
her cümle, her soru ayrı bir kopuş.
aydın geri mi döndü?
saba tümer’i ne yapacağız arkadaşlar? hadi aydın’ı bırakalım anlatıyor zaten.
riyakarca “hollanda’da ne var?” lafının üzerine, “ne var?” demiyor.
“aaa” diyor.
gizliler daha gizli, özeller daha özel.
adamın bir yandan da babasının son günleri konuşuluyor güle eğlene. çok acayip.
“yurt dışında pahalı diye türkiye’yi açıp geyik muhabbeti yapmıyorum” -Aydın
sacit arslan’a da repleri unutmayalım.
“evlendi hollanda’da… normal bi evlilik de değil.”
“bağırsaklarımın içinden, kalbimin içinden geçen kılcal damarlara kadar yazın”
(arif emre yolladı, kendisi büyük bir aydın hayranıdır.)
Last Day Dream [HD] from Chris Milk on Vimeo.
aboovvvv.
komplemuamele‘de gördüm. görmez olaydım. oy görmez olaydım.
en sonda avuçlayan el…
sonra eller.
ellerimiz.
video kolaj tarzında. resme tıkla videoyu izle lo.
baktıkça şaşırtan, bi daha baktıran şeyleri seviyorum.
ne yalan söyleyeyim.
yani sakın bakmayın, çok özel.
.
sanki böyle yazınca insan gibi durup bakmayacaksınız. ne acayip şey di mi merak.
baksanız bi şey değişmeyecek, ama belki de çok şey değişecek. bi tıka bakar bu işler.
kimseye de baktığınızı söylemem.
kedim var evde. o her gün bakıyor mesela.
ama o bile kimseye söylemiyor.
şener şen’in annesi rolünde adile naşit var yazmışım bu hafta penguen’de. değilmiş adile naşit.
bu arada annenin camdan uçma sekansında arkada “beter ol beter zavallı fener” melodisi çalıyordu. (parçanın oricinal adını hatırlayamadım da o açıdan)
bu arada erdal özyağcılar filmde kızın gogocu abisi lee van cleef rolünde.
kasabın kedisindeki değişim inanılmaz.
Aceto Balsamico’nun sitesinde metmet topuz’la ilgili bir yazı var.
okumayan kaldıysa, rica ediciğim kalmasın.
Bu arada, Titanik diye otel ismi olur mu ya?
Batan geminin malları sizi!
laf şakası üzerine kötü bir yatış.
tamam adamlar gösterici.
tamam adamların yaptığı şeyin yöntemi doğru değil.
ama önce gaz atıp, sonra da kafaya kafaya vurmak nedir?
hadi diyelim ki halk olarak coplanmaya alıştık, yerdeki adama tekme de mi zaten yerde dayağı yemiş olanı etkisiz hale getirmek için?
ya da iyice kendinden geçip yerde zaten sağlam dayak yiyenlerin kafasına kalkanlarla vurmanın anlamı nedir?
polis bu mudur?
ya da bizim istediğimiz polis bu mudur?
birçok şeyden olduğu gibi bundan dah rahatsız olmakta bir sorun görmüyorum.
zaten bu memur arkadaşların hiçbiri de hiçbir şekilde tanınamayacak durumda.
yine devletçe münferite yatacağız sanırım.
zamanında “yazacak bir şey bulamıyorum” diye bir yorum görmüştüm… bunu görünce, onu aradım.
ekşi sözlük’te de başlığı vardır. ama gerçeğini görünce insan bi kendine geliyor.
sitemiz müptelalarından doc. dr. tuğyan çelik, üşenmemiş işyerinden screenshot gibi teknolojileri devreye sokmuş, bize yollamış.
adam sabah sabah bunlara bakıyor. ne biçim doktorsa?
manyak doktoru filan herhalde. gregory house gibi.
açık adresi de budur. interneti sansürsüz ülkeler bu linkten izleyebilir.
hadi gitarı anladık da, peki bu nedir?
enteresan adamdı ecevit. ama bu kadar da enteresan olduğunu bilmiyordum.
mp3′ü pissesler‘den emdim.
-robottoman empire kafası.
-iyi uyumuşuz be.
sene 77, David Burnett bir öğleden sonrasını Bob Marley’le geçirir.
.